Çekin Sapık Ellerinizi Çocukların Üstünden!

20.11.2016 | Güven YALÇIN

Sormak gerekiyor bu İslamcı sapıklara: Çok küçük yaşta, dolayısıyla rıza beyanında bile bulunamayacak bir bilinç durumunda (ufacık bir çocuğun evlilikle, cinsellikle ilgili nasıl bir fikri olabilir?), kız çocuklarını aile zoruyla, üstelik bu adiliği “çocuk gelin” yaftasıyla şirinleştirmeye çalışarak evlendirmek, tecavüze izin vermek değil de nedir? “Küçüğün rızası” diye bir şey olmaz, çekin sapık ellerinizi çocukların üstünden! Katillerin, hırsızların, kadın ve çocuk düşmanlarının bakanı Bozdağ, yüzü bir saniye olsun kızarmadan şunları nasıl yazabiliyor: “Cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamaz.” Soruyoruz: Hangi “çocuk gelin” evliliği, “cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir neden”le yapılmıyor? “Adam seviyorsa iş değişir” mi yani? Ne rezil mahluklarsınız siz! “Ama adam seviyormuş” diye bir şey olmaz, çekin sapık ellerinizi çocukların üstünden!

Organize Suç örgütü AKP, 17 Kasım gecesi, biriken onca suçunun yanına yeni bir suç daha ekledi: “Tecavüz edenle tecavüz edileni evlendirelim, tecavüzcü ceza almaktan kurtulmuş olsun, hapishaneler boşalsın, muhalifleri rahat rahat içeri tıkalım”. Evet, yanlış okumadınız, “tecavüzcüyle mağdur evlendirilsin, bu iş tatlıya bağlansın!”

Bir gece yarısı operasyonuyla geçirilmeye çalışılan tasarı ilk oylamada mecliste kabul edildi, fakat muhalefetin açık oylama talebi üzerine yeniden oylama yapıldı. Tecavüzcü dostu AKP 184 oyu bulamayınca, görüşmeler Salı gününe ertelendi.

Bu alçak girişimin duyulmasının daha ilk saniyelerinde geniş kesimlerde haklı bir öfke seli oluştu. Bu sel, “Adalet” Bakanı Bozdağ’ı o kadar korkutmuş olmalı ki, saldırının ardından daha birkaç saat geçmeden, arka arkaya tivit atmaya, tasarıyı savunmaya başladı. Güya, amaç, tecavüzcüyle mağduru evlendirmek değilmiş! Amaç, kanunun belirttiği yaştan küçük olan kız çocuklarıyla aile zoruyla evlendirilen, bu nedenle 16 yıla yakın mahkûmiyetle hapiste olan 3 bin civarında erkeğin kurtarılması, böylece hem erkeğin hem zorla evlendirilen kız çocuğunun hem de doğan bebeğin mağduriyetini ortadan kaldırmakmış!  Özrü kabahatinden beter, rezil bir savunma! Sormak gerekiyor bu İslamcı sapıklara: Çok küçük yaşta, dolayısıyla rıza beyanında bile bulunamayacak bir bilinç durumunda (ufacık bir çocuğun evlilikle, cinsellikle ilgili nasıl bir fikri olabilir?), kız çocuklarını aile zoruyla, üstelik bu adiliği “çocuk gelin” yaftasıyla şirinleştirmeye çalışarak evlendirmek, tecavüze izin vermek değil de nedir? “Küçüğün rızası” diye bir şey olmaz, çekin sapık ellerinizi çocukların üstünden!

Katillerin, hırsızların, kadın ve çocuk düşmanlarının bakanı Bozdağ, yüzü bir saniye olsun kızarmadan şunları nasıl yazabiliyor? “Cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler), bu düzenlemeden yararlanamaz.” Soruyoruz: Hangi “çocuk gelin” evliliği, “cebir, tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir neden”le yapılmıyor? “Adam seviyorsa iş değişir” mi yani? Ne rezil mahluklarsınız siz! “Ama adam seviyormuş” diye bir şey olmaz, çekin sapık ellerinizi çocukların üstünden!

Diktatörün ve onun emir erlerinin insanlık düşmanı yüzünü bir kez daha ortaya çıkaran bu tasarı, şu an hapiste olan tecavüzcüleri dışarı çıkarmakla kalmayacak, özellikle potansiyel tecavüzcülerin önünü açacaktır. Kendine dört kadını helal gören alçaklar başta olmak üzere, birçok potansiyel tecavüzcü, ceza almayacağını, ceza alsa da tecavüz ettiği kişiyle evlenerek AK’lanacağını bilmenin rahatlığıyla kadınlara ve çocuklara tecavüz edebilecektir. Sırf insanlık onuru adına bile, bu alçakça saldırıyı durdurmak zorundayız!

Elbette öncesi de olmakla birlikte Pozantı’da, Ensar’da ve son olarak Adıyaman Gerger İmam-Hatip Lisesi’nde yaşanan istismar vakaları diktatör Erdoğan’ın “Yeni Türkiye”sinde olağanlaştırılmak, sıradanlaştırılmak isteniyor. Çocuk istismarı sayısına ilişkin son on yılın getirdikleri ne kadar aşağılık bir durumla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor: Tasarının ülke gündemine oturduğu Cuma akşamı, (üç kuruş uğruna muhalifler dışında hemen herkesi televizyona çıkaran) Şirin Payzın’ın programına katılan CHP PM üyesi Avukat Sera Kadıgil’in aktardığına göre, 2006’da çocuk cinsel istismarı dava sayısı 2 bin 400 iken, bu sayı 2016’da neredeyse yedi katına fırlayarak 16 bin 900’e ulaştı. Dahası var! Bakanlık verilerine göre son beş yılda 232 binden fazla çocuk evlendirildi!

Ülkeyi işçilere, Kürtlere, kadınlara, çocuklara zindan edecek bu diktatöre izin vermeyeceğiz!

Tecavüzü aklayan, tecavüzün önünü açan bu tasarıya karşı oluşan haklı öfkede, dile getirilen şeylerden biri de AKP çetesinin gündem değiştirmeye çalıştığı iddiasıydı. Bunun doğruluk payı olmakla birlikte, soruna bu açıdan bakmak, bu adi tecavüzcüler, hırsızlar, katiller çetesinin suçlarını, ne kadar aşağılık olduklarını görmezden gelmemize, onları küçümsememize neden olabilir. Görmek zorunda olduğumuz gerçek şudur: Erdoğan diktatörlüğü topyekûn bir saldırıyla işçileri, Kürtleri, kadınları, Alevileri, çocukları, yani kendine muhalif ya da güçsüz olarak gördüğü herkesi sindirmek, susturmak için elinden geleni ardına koymuyor. Grevdeki-direnişteki işçilere yapılan saldırılar ve iş cinayetleri; başta Demirtaş ve Yüksekdağ olmak üzere Kürt halkının iradesinin-vekillerimizin tutuklanması; işçiler, kadınlar, çocuklar için mücadele eden birçok televizyonun, radyonun, derneğin kapısına KHK’lerle mühür vurulması; muhalif avukat örgütlerinin kapatılması… Bu liste saymakla bitmez, diktatörü durdurmadığımız sürece bitmeyecek de!

Diktatörün bu tasarıyla yapmak istediği açıktır: Daha dün idam etmekten söz ettiği tecavüzcüleri salmak, onlardan boşalan yere ne kadar devrimci, Kürt, kadın muhalif varsa hapse atmak; kadınları eve hapsetmek; çocukları okuldan uzaklaştırmak. Yapılması gereken şey de çok açıktır: Bu gözü dönmüş, İslamcı katili başımıza musallat eden TÜSİAD’ın “incelikli sitemleri”ne ya da “ulusal çıkarlar” adına konuşmaktan başka bir şey yapmayan Kılıçdaroğlu’ya kulak asmadan kendi cephemizi örmek; başta işçi sınıfı ve Kürt halkı olmak üzere, tüm ezilenleri, tüm muhalifleri bu kokuşmuş diktatörlüğün yıkılması için seferber etmek. Kurtuluşa giden yolumuzun ilk ve zorunlu adımı bu olmalıdır.

Diktatör elini çocuklarımızın üstünden çek!

Tecavüz suçtur, tasarısı olmaz!

Tecavüz meşrulaştırılamaz!

19 Kasım 2016