Ankara Katliamının Birinci Yılı: Katiller İktidarda

10.10.2016 | Vedat AKIN

Tayyip ülkenin bir tarafının barış çığlıklarını polisine askerine insan öldürme icazeti verip kana boğarken diğer tarafını da canlı bombalarla, OHAL uygulamalarıyla terbiye etmeye, susturmaya ve tabiri caizse kul köle etmeye çalışıyor. Bizler ise 10 Ekim katliamında sonsuzluğa uğurladığımız Diclemizin direngenliğiyle, barışa olan özlemiyle ve güzel günlere olan inancıyla soluk alıp vermeye devam ediyoruz. 10 Ekim’le ilgili neler olup bittiğine çarpıcı gelişmelerin kısa bir özetiyle bakalım.

Türkiye’deki katliamların tarihine en üst sıradan giren Ankara Katliamı’nda 106 canımız alınalı bir yıl oldu. Tetikçi IŞİD (ve/veya başka bir İslamcı örgüt), 2015 10 Ekim’inden beri kanlı katliamlarına devam etti: 12 Ocak’ta 11 kişiyi Sultanahmet’te, 19 Mart’ta 5 kişiyi İstiklal Caddesi’nde, 1 Mayıs’ta 4 kişiyi Antep’te, 28 Haziran’da 45 kişiyi Atatürk Havalimanı’nda ve en son 54 kişiyi (29’u çocuk) Antep’te bir düğünde katletti.

Ülkede sadece paramiliter katiller insan öldürmüyor, silahı, mermisi resmî katiller de insanları güpegündüz “sehven”, tabancası tutukluk yaptığı için öldürebiliyor.

Tayyip ülkenin bir tarafının barış çığlıklarını polisine askerine insan öldürme icazeti verip kana boğarken diğer tarafını da canlı bombalarla, OHAL uygulamalarıyla terbiye etmeye, susturmaya ve tabiri caizse kul köle etmeye çalışıyor.

Bizler ise 10 Ekim katliamında sonsuzluğa uğurladığımız Diclemizin direngenliğiyle, barışa olan özlemiyle ve güzel günlere olan inancıyla soluk alıp vermeye devam ediyoruz.

10 Ekim’le ilgili neler olup bittiğine çarpıcı gelişmelerin kısa bir özetiyle bakalım:

-   Davutoğlu 12 Ekim’de yaptığı açıklamada “Türkiye’de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi var. Biliyorsunuz, bir eylem hazırlığı içinde ama bunu gerçek bir eyleme dönüştürmedikçe veya elinizde o eylemin olabileceğine dair bir veri olmadıkça tutuklayamazsınız. Türkiye, demokratik bir hukuk devleti, sebepsiz yere insanların tutuklanabileceği bir ülke değil” dedi.

-   Katliamı planlayanlardan İlhami Balı’nın 15 yıldır Emniyet tarafından takip edildiği ortaya çıktı.

-   Ankara Valiliği, Kartal ile 2 ve 3’üncü sınıf emniyet müdürlerinin de aralarında bulunduğu 11 polis hakkında 29 Şubat’ta, “soruşturma izni verilmemesi”ne karar verdi.

-   Ankara Garı’ndaki 10 Ekim barış mitingi öncesi yaşanan canlı bomba katliamı ile ilgili müfettiş raporuyla Emniyet’in mitingde yaşanacak olası bir canlı bomba saldırısı için öncelikle kendi personelini uyardığı, fakat mitinge katılanları ve miting tertip komitesini uyarmadığı ortaya çıktı.

-   Müfettiş raporunu haberleştiren gazeteciler Kemal Göktaş, Cem Gurbetoğlu ve Tamer Arda Erşin hakkında soruşturma açıldı.

-   10 Ekim Katliamı’nda polisin yaralılara yardım edenler için “süpürün” anonsu geçtiği ortaya çıktı.

-   Dışişleri ve İçişleri bakanlıkları yetkilileri, MİT görevlileri, Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri, Ankara Emniyet Müdürlüğü hakkındaki suç duyurusuna ilişkin savcılık 24 Mayıs günü işleme koymama kararı aldı. Savcılık gerekçe olarak, Mülkiye Müfettişlerinin emniyet görevlileri hakkında “ihmali olabilecekleri” şüphesiyle yargılanmasında kamu yararı olduğunu belirttikleri raporun işleme konulmama kararına ve Ankara Valiliği’nin görevliler hakkında soruşturma yapılmasına izin vermeme kararlarına atıfta bulundu.

-   10 Ekim Ankara Katliamı’nın üzerinden 8 ay geçerken, katliamla ilgili “görevi kötüye kullanmaktan” emniyet ve kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyusuna takipsizlik kararı verildi.

-   Gar saldırısı için açılan tazminat davasında İçişleri Bakanlığı verdiği savunmada: “Yeterli önlem alındı, üstelik bu bir katliam değil” diyen Bakanlık, dava masraflarının da mağdur aileden istenmesini talep etti. Bakanlık, katliamda yaşamını yitiren Gökmen Dalmaç’ın kardeşinin tazminat talebine de “asılsız katliam iddiasıyla açılan haksız dava” diyerek tazminatın “haksız zenginleşmeye yol açacağını” savundu. Bakanlık aynı zamanda tren garı önünde toplananları “hukuka aykırı hareket etmek” ile suçladı.

-   15 Temmuz’da gerçekleşen darbe karşıtı gösterilerde Gar önünde bulunan 10 Ekim anıtına saldırıldı.

-   Emniyet Genel Müdürlüğü, 10 Ekim mağdurlarının avukatlarına dava açtı.

-   Katliam’da hayatını kaybeden Şebnem Yurtman’ın babası Facebook paylaşımlarında Cumhurbaşkanına hakaret ettiği bahanesiyle tutuklandı.  22 Eylül’de oluşan kamuoyu baskısı nedeniyle Yurtman hakkında takipsizlik kararı verildi.

-   10 Ekim Katliamı ile ilgili bildiri dağıtan Emek Gençliği üyelerine açılan davada her birine verilen 11 ay hapis cezasını para cezasına çevrildi.

-   10 Ekim Katliamı’nın ilk duruşması 7 Kasım’da Ankara 4. Ağır Ceza’da görülecek.


Tayyip diktatörlüğü sadece kan dökmüyor, devletinin zor aygıtlarını en akla gelmez aşağılık şekillerde kullanarak, konuşanı, eleştireni, barışa bir tuğla olsun koymak isteyeni sindirmeye çalışıyor. Hapishaneler bu şekilde alnı ve yüzü ak, kafasının içi aydınlık birçok insanla, yazarla, siyasi tutsakla dolup taşıyor. Gelgelelim babası Sinan Çetin iktidarın oyuncağı ve neferi olduğu için oğlu Rüzgar Çetin birkaç ay yatıp –araya çeşitli iktidar odaklarının girmesiyle- hapisten kurtulabiliyor. Aynı gün bu rezalet yaşanırken 22 yıldır haksız yere esir tutulan şair İlhan Çomak hiçbir delil gösterilmeksizin müebbet hapse mahkûm ediliyor.

Saray hukukundan elbette adalet çıkmasını beklemiyorduk, çıkmadı da. Ne katliamlar, ne cinayetler, ne müebbetler, ne de yüzümüze baka baka bizimle dalga geçen mahkemeler irademizi teslim alabildi, alabilecek. Haklılığımızda en ufak bir gedik açamadılar, açamayacaklar.

Her gece haklı uyuyup haklı uyananların isyanının, sınıf öfkesi ile buluşacağı zamanı kolluyoruz. Bekliyoruz, zaman doluyor… Devran diktatörden yana dönmedi, bundan sonra da dönmeyecek. Yıllardır en zor olan şeyi, ayakta durmayı başarmaya çalışsa da, diktatör elbet bir gün yıkılacak. Diclemizin başı ucunda yazdığı gibi;

Saraylar saltanatlar çöker

kan susar bir gün

zulüm biter.

menekşeler de açılır üstümüzde

leylaklar da güler.

bugünlerden geriye,

bir yarına gidenler kalır

bir de yarınlar için direnenler…

10 Ekim 2016