Kadına Şiddet ve “Uygunluk”

22.09.2016 | Militanlarımızdan
Bıkmadan, usanmadan zikredeceğiz adını: Özgecan! Minibüse tek başına binmişti Özgecan. “Binmeseydi“. Dahası var! Minibüse “o saatte“ binmişti Özgecan. “O saatte orada ne işi vardı?“ Belki de erkek arkadaşıydı buluştuğu kişi. “O zaman müstahaktı.“ Bir buçuk sene sonrası. Bir hemşire. Toplu taşıma aracına biniyor. Toplu taşıma aracındaki orta yaşlı bir erkek tarafından “etek tahrik ettiği için“ tekmeleniyor. Siyasal İslamcıların istedikleri algıyı çoktan yarattıklarının kanıtı olan bu olayla birlikte toplu taşıma aracında “tek başına“ olan ve öldürülen Özgecan’dan sonra, “kalabalık“ bir toplu taşıma aracında şiddet gören Ayşegül Terzi, kâtil devletin erkek egemen toplumuna, “farklılıklara” şiddet uygulamayı meşru kıldığının somut örneği oluyor.

Hadi gelin bir buçuk yıl öncesine gidelim. 14 Şubat gününe. Kan dondurucu bir haber! Genç bir kadın. Üniversite öğrencisi. Arkadaşıyla buluşuyor. Günün sonunda evine gitmek için “akşam saati“ minibüse biniyor ve bu haberin geri kalanını anlatmaya hiçbirimizin dili varmıyor. Varmıyor ama anlatmak zorundayız! Birilerini rahatsız edecek, edecekse etsin! Etsin ki unutulmasın o dilimizin yüreğimizin alamadığı vahşet!

Dilimiz devamını anlatmaya ne kadar varmıyorsa, sonrasında erkek egemen toplumdan gelen birtakım yorumları da anlatmaya sabrımız bir o kadar yetmiyor.

Bıkmadan, usanmadan zikredeceğiz adını: Özgecan!

Minibüse tek başına binmişti Özgecan. “Binmeseydi“. Dahası var! Minibüse “o saatte“ binmişti Özgecan. “O saatte orada ne işi vardı?“ Belki de erkek arkadaşıydı buluştuğu kişi. “O zaman müstahaktı.“ Ve daha pek çok katil ruhlu cümle!

Bir buçuk sene sonrası. Bir hemşire. Toplu taşıma aracına biniyor. Toplu taşıma aracındaki orta yaşlı bir erkek tarafından “etek tahrik ettiği için“ tekmeleniyor. Bir buçuk sene önce “O saatte minibüse niye binmiş ki?“ denilen Özgecan’ın ve sonrasında (duyulamamış olanlar da dâhil) gerçekleştirilen kadın cinayetlerinin ardından, hemşire Ayşegül Terzi, kalabalık bir toplu taşıma aracında şiddete maruz kalıyor. Ardından bu erkek yakalanıyor. Yaptığı şiddet içeren saldırı için “Her şey İslama uygundu“ diyor ve serbest bırakılıyor.

Ardından kameralara gülerek poz veriyor. O cümle çıkmıyor hafızamızdan “Her şey İslama uygundu.“

Tekrar yakalama kararı çıkıyor,  “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” ve “İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme” suçlarını işlediği gerekçesiyle yeniden gözaltına alınıyor. Ama mevcut siyasal İslamcıların istedikleri algıyı çoktan yarattıklarının kanıtı olan bu olayla birlikte toplu taşıma aracında “tek başına“ olan ve öldürülen Özgecan’dan sonra, “kalabalık“ bir toplu taşıma aracında şiddet gören Ayşegül Terzi, kâtil devletin erkek egemen toplumuna, “farklılıklara” şiddet uygulamayı meşru kıldığının somut örneği oluyor.

“Bizi bölmeye çalışıyorlar“ deniyor. Evet, bizi bölmeye çalışıyorlar! Etek giydiği için bir kadın emekçinin, tahrik olduğunu söyleyen bir İslamcı erkek tarafından dövülmesini meşru kılarak yapıyorlar bunu!

“Olayı politikleştiriyorsunuz, ne alakası var?“ deniyor. Halâ! Siyasal İslamcıların kan akıtarak yönettiği ülkede, kadına şiddet uygulayan bir erkek “Her şey İslama uygundu“ diyor ve olay politik bulunmuyor! Eh, ne diyelim, iyisi mi haykırmaktan vazgeçmeyelim!

KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR, NEYE “UYGUN” OLURSA OLSUN!

KADINA ŞİDDET POLİTİKTİR, NEYE “UYGUN” OLURSA OLSUN!

İstanbul Üniversitesi’nden Militan Bir Kadın Öğrenci