1 Mayıs Coşkusuyla Meydanlara!

28.04.2016 | Militanlarımızdan

1 Mayıs sadece fabrikadaki işçinin değil aynı zamanda tarlada mahsulü yanmış köylünün, hayvanlarına yem alamayan, ektiği buğdayı veya patatesi yok pahasına satıp üzerine polisten tokat yiyen çiftçinin de isyanını haykırma günüdür. Ben alanlarda ezilen işçi arkadaşlarımın yanında olacağım, eğer senin içinde de birazcık haksızlığa uğramışlık duygusu varsa seni de 1 Mayıs alanına bekliyorum.

Merhaba. Ben özel bir şirkette gazaltı kaynak operatörü olarak çalışıyorum.

Kürt olsam da ben her şeyden daha çok ve her şeyden önce bir işçiyim. Bu zamana kadar gelinen süreçte Kürt illerinde katliam yaşandı, yüreğimiz yanmasına rağmen yeterince bir şey yapamadık. Biz işçiler olarak isterdim ki, doğuda katliam olurken örgütlü işçiler olarak ülke genelinde genel grev yapalım. Ama ne yazık ki burjuvazi her alanda güçlü olduğu için örgütlenmemize izin vermedi.

Kürt illerinde katliam yaşanırken günden güne sömürülen işçi arkadaşlarım bana Kürt düşmanlığı üzerinden milliyetçilik yaptı. Elimden geldiği kadar onları bilinçlendirmeye çalıştım. Bununla da yetinmedim. Kiralık işçi yasasının meclise geldiği, haklarımıza saldırıların günden güne arttığı bugünlerde onları mücadeleye, en önemli günümüz olan 1 Mayıs’a çağırdım.

1 Mayıs sadece fabrikadaki işçinin değil aynı zamanda tarlada mahsulü yanmış köylünün, hayvanlarına yem alamayan, ektiği buğdayı veya patatesi yok pahasına satıp üzerine polisten tokat yiyen yok pahasına satan çiftçinin de isyanını haykırma günüdür.

Biz işçiler olarak 1 Mayıs’ı ne kadar sahipleniyoruz? Çalıştığım işyerinde, kendine solcu diyenleri bir kenarda tutarsam, 1 Mayıs’ın Pazar’a gelmesinden yakınan arkadaşlarım var. Bu elbette ki üzücü ama o işçileri bilinçlendirecek olan yine biz örgütlü işçileriz.

Suriyeli işçi konusuna değinmeden edemeyeceğim. Çoğu işçi arkadaşım onların 12 saat süreyle, asgari ücretin üçte birine çalıştırılmasından değil de, bizimle birlikte çalışmasından rahatsızlar! Emperyalist çıkarlar uğruna yurdundan göç etmek zorunda bırakılan, üstelik bizler gibi işçi olan Suriyeli kardeşlerimize böyle davranmamalıyız. Unutmayalım ki onlar da birer işçi.

Kendimiz bir şeyler yapmayıp her şeyi işçi sendikalarından beklersek çok zaman kaybederiz.  Biz işçiler sendikaların bizi çağırmasına gerek duymadan Türkiye’nin her alanında sokağa çıkıp sesimizi olabildiğince yükseltmeliyiz. Yılda bir günümüz var, coşkulu kutlamamız gereken bu günü hakkını vererek kutlamalıyız.

Ben alanlarda ezilen işçi arkadaşlarımın yanında olacağım, eğer senin içinde de birazcık haksızlığa uğramışlık duygusu varsa seni de 1 Mayıs alanına bekliyorum.

1 Mayıs birlik, dayanışma ve mücadele günümüz kutlu olsun!