Özgecan’ı Katledenlere ve Yardakçılarına Soracak Hesabımız Var!

16.02.2015 | Militanlarımızdan
Dört bir yandan kadınlara, maruz kaldıkları sorunlara karşı daha kapalı giyinmeleri, geç saatte dışarıda olmamaları, toplum içinde yüksek sesle gülmemeleri, hattâ konuşmamaları çözüm önerisi olarak sunuluyor. Sokaktaki caniler özgürce varlığını sürdürürken, kadınların özgürlüğünden vazgeçmesi isteniyor. Oysa ki kadınlar esas şimdi sokakta olmalı! Şimdi, bizi eve kapamak isteyenlerle bizler nasıl “bir” olabilir, birleşebiliriz? AKP iktidarı döneminde 200′den fazla polis, 100′e yakın asker, onlarca özel timci ve korucu tecavüzden yargılandı, ama ne hikmetse hepsi de beraat etti, AKP gibi “ak” çıktı! Nasıl olur da bunlarla biz tek yürek olabiliriz? Timsah gözyaşlarınızı kendinize saklayın tecavüzcüler ve onların yardakçıları! Cinsiyeti nedeniyle ömür boyu maruz kalacağı ayrımcılığa karşı her kadın; evde, okulda, işyerinde amansız bir mücadele vermek zorundadır.

Özgecan Aslan’a tecavüz edilmesi, bıçaklanması, kafasına levyeyle vurulması, yakılması ve bir dereye atılması herkesi sarstı; politikayla ilgilensin ya da ilgilenmesin, temelde her toplumsal sorunun olduğu gibi kadına karşı suçların da politik olduğunu kabul etsin ya da etmesin, hepimizi bir noktada birleştirdi: Hepimiz sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Gerçekten öyle mi? Bölünmüşlükleri unuttuk ve hepimiz “bir” mi olduk?

Kadınların minibüste tek kalmasının anormalleştiği, yanlarında biber gazıyla dolaşmasının normalleştiği bir sistemde yaşıyoruz. Dört bir yandan kadınlara, maruz kaldığı sorunlara karşı daha kapalı giyinmesi, geç saatte dışarıda olmaması, toplum içinde yüksek sesle gülmemesi, konuşmaması çözüm önerisi olarak sunuluyor. Sokaktaki caniler özgürce varlığını sürdürürken, kadınların özgürlüğünden vazgeçmesi isteniyor. Oysaki kadınlar esas şimdi sokakta olmalı!

Şimdi, bizi eve kapamak isteyenlerle bizler nasıl “bir” olabilir, birleşebiliriz? AKP iktidarı döneminde 200′den fazla polis, 100′e yakın asker, onlarca özel timci ve korucu tecavüzden yargılandı, ama ne hikmetse hepsi de beraat etti, AKP gibi “ak” çıktı! Nasıl olur da bunlarla biz tek yürek olabiliriz? Timsah gözyaşlarınızı kendinize saklayın tecavüzcüler ve onların yardakçıları!

Cinsiyeti nedeniyle ömür boyu maruz kalacağı ayrımcılığa karşı her kadın; evde, okulda, işyerinde amansız bir mücadele vermek zorundadır. Bu mücadele öyle olmalı ki en ufak, en incelikli sorunlarda dahi hiçbir bahaneye yer bırakmaksızın kavgamızı vermeliyiz. Bir kadının öldürülmesine giden yol; başka bir kadına hakaret edilerek, bir başka kadına tacizle, bir başkasının işe alınırken “kadınsı” olması beklenerek, bir genç kadının eve geliş gidiş saati ebeveyni tarafından kısıtlanarak, bir ailede ev işlerinin sadece ailenin kadınları tarafından yapılıyor olmasıyla örülmüştür. Tüm bunlar ortak bir mücadeleyle çözülecektir. Kadınların ve erkeklerin ortak, örgütlü, sınıf temelli mücadelesiyle!

Edirne’den Marksist Bir Kadın