Kadın Cinayetleri Siyasidir, Tecavüzler Siyasidir!

16.02.2015 | Militanlarımızdan
Artık bize düşenin farkına varmalıyız; kadın cinayetleri siyasidir, tecavüzler siyasidir! Eğer biz bu yaşananların siyasi olduğunu görmezsek bunlar birbirinden bağımsız münferit vakalar olarak kalır, biz de Özgecanlara ağlamaya devam ederiz. Biz ağladıkça bu köhne toplumun yılmaz savunucuları, olan biteni seyretmeye devam eder, buna rağmen “ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” ya da “tecavüze uğrayan kadın doğursun, devlet bakar” diye pislik kusar. Bunların hukukçuları da 11 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye çalışırken suçüstü yapılana “tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldı” diye ceza indirimi, zihinsel engelli kıza tecavüz davasında “iyi hal” indirimi, 13 yaşındaki çocuğa tecavüz davasında “rızası vardı” indirimi uygular.

“Tecavüz etmeye çalıştım, direndi, ben de bıçakladım. Kaç kere sapladığımı hatırlamıyorum. Ölmediğini görünce levye ile kafasına defalarca vurdum. Sonra cesedi kaybetmek için benzin döküp yaktım. Cesedi gömecek vaktimiz yoktu”

İnsan bu satırları okurken bile zorlanıyor. Ama gencecik Özgecan bu acımasızlığı yaşamak zorunda kaldı.

Başlarken çok bilindik sözler olacak, ama bu tecavüz ve vahşet maalesef ne ilk, ne de son olacak. Evet çok üzüldük, öfkelendik, isyan ettik. Bu duygularımızda da oldukça haklıydık. Ama çok açık ki, sadece üzülüyor olmak bizi hiçbir yere götürmeyecek. Özgecan bize bunu bir daha hatırlattı, çünkü biz daha önce nice Özgecan’ın ardından kahrolup çaresiz kadın bedenlerini toprağa vermiştik.

Artık bize düşenin farkına varmalıyız; kadın cinayetleri siyasidir, tecavüzler siyasidir!

Eğer biz bu yaşananların siyasi olduğunu görmezsek bunlar birbirinden bağımsız münferit vakalar olarak kalır, biz de Özgecanlara ağlamaya devam ederiz.

Biz ağladıkça bu köhne toplumun yılmaz savunucuları, olan biteni seyretmeye devam eder, buna rağmen “ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” ya da “tecavüze uğrayan kadın doğursun, devlet bakar” diye pislik kusar.

Bunların hukukçuları da 11 yaşındaki çocuğa tecavüz etmeye çalışırken suçüstü yapılana “tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldı” diye ceza indirimi, zihinsel engelli kıza tecavüz davasında “iyi hal” indirimi, 13 yaşındaki çocuğa tecavüz davasında “rızası vardı” indirimi uygular.

Çözüm; idamın geri gelmesi, kısasa kısas, kadının “pembe otobüs” gibi saçmalıklarla iyice yalıtılması kesinlikle değildir.

Biz başka bir siyasetten bahsediyoruz. Kadını işyerinde ya da ev işçisi olarak sömürenin, onu bilincinden kopartıp erkeğin kulu haline getirenin erkek egemen sınıflı toplum olduğunu biliyoruz. Bu toplumun kadına tecavüzü, işçiye iş cinayetini, çocuğa istismarı reva gördüğünü biliyoruz ve bu toplumun pisliklerinin ancak sınıflı toplumu yok ederek temizlenebileceğini biliyoruz.

Sorunun kökenine inmedikçe, sınıflı toplum yok edilmedikçe, bize sadece günü kurtarmak vaat edilecek. Biz yeni bir toplumdan bahsediyoruz, biz sınıflı toplumun ve onun pisliklerinin alaşağı edilmesinden bahsediyoruz ve bizim bunu yapacak gücümüz de var.

Şimdi tam zamanı;

Kadın erkek birlikte Militan mücadeleye!

İstanbul’dan Militan Bir İşçi