Krupskaya’nın Ölümü

07.03.2014 | Lev TROÇKİ

Krupskaya Lenin’in eşi olmanın yanı sıra –ki bunun bir tesadüf olmadığını belirtelim– davaya olan bağlılığı, çalışkanlığı ve karakterinin temizliğiyle sıra dışı bir şahsiyetti. Nadejda Konstantinovna’yı bürokrasiyle bağlarını açıkça koparacak kadar kararlı olmadığı için suçlamak aklımızın ucundan bile geçmez. Ondan çok daha bağımsız siyasi dimağlar yalpalamış, tarihle saklambaç oynamaya çalışmış ve sonunda zail olmuştur. Krupskaya sorumluluk bilinci en üst düzeyde olan bir insandı. Kişisel olarak gayet cesurdu. Krupskaya’da eksik olan zihinsel cesaretti. Lenin’in sadık yoldaşı, kusur bulunamaz bir devrimci ve devrim tarihinin en trajik simalarından biri olan Krupskaya’ya içimiz acıyarak veda ediyoruz.

[Rusya'daki Marksist hareketin kıdemli devrimcilerinden, Lenin'in eşi Nadejda Konstantinovna Krupskaya'nın (1869-1939) ölümü vesilesiyle Troçki'nin kaleme aldığı bu taziye yazısını, ölümünün 75. yıldönümü vesilesiyle yayınlıyoruz. – Militan]

Krupskaya Lenin’in eşi olmanın yanı sıra –ki bunun bir tesadüf olmadığını belirtelim– davaya olan bağlılığı, çalışkanlığı ve karakterinin temizliğiyle sıra dışı bir şahsiyetti. Hiç kuşkusuz zeki bir kadındı. Fakat Lenin’le yan yana olurken siyasal düşüncesinin bağımsız bir gelişim kaydetmemiş olması şaşırtıcı değildir. Krupskaya Lenin’in doğruluğuna ikna olmak için birçok fırsat bulmuş, büyük yoldaşı ve önderine güvenmeyi öğrenmişti. Lenin’in ölümünden sonra Krupskaya’nın hayatında son derece trajik bir dönüş yaşandı. Sanki bu zamana kadar payına düşen mutluluğun bedelini ödüyordu.

Lenin’in hastalığı ve ölümü devrimin kırılma noktası ve Thermidor’un[1] başlangıcıyla çakıştı ki, bunun da bir tesadüf olmadığını belirtelim. Krupskaya’nın kafası karışmıştı. Devrimci içgüdüleri ile sahip olduğu disiplin kültürü çatışmaya girdi. Stalinist hizbe karşı çıkmak için bir teşebbüste bulundu ve 1926’da kısa bir süre [Sol] Muhalefet saflarında yerini aldı. Ama bölünme olasılığından korkarak yollarını ayırdı. Kendisine güvenini kaybedince pusulasını tamamen şaşırdı ve egemen hizip onu manevi açıdan yerle bir etmek için elinden geleni yaptı. Görünüşte Krupskaya’ya hürmet gösteriliyor, az biraz saygılı davranılıyordu. Ama aygıt tarafından sistemli bir şekilde kötülenip, iftiralara ve onur kırıcı davranışlara maruz bırakılıyor, Genç Komünistler Birliği saflarında kendisi hakkında en saçma ve iğrenç iftiralar kulaklara fısıldanıyordu.

Stalin ömrü boyunca Krupskaya’nın ona karşı çıkacağı korkusuyla yaşadı. Krupskaya çok şey biliyordu. Bir defa, parti tarihini biliyordu. Stalin’in bu tarihte işgal ettiği yeri biliyordu. Stalin’e Lenin’in yanında bir yer tahsis eden sonraki tarihyazımının Krupskaya’yı tiksindirip kahretmemesi mümkün değildi. Stalin nasıl Gorki’den korkuyorsa Krupskaya’dan da korkuyordu. Krupskaya’nın etrafına GPU[2] tarafından demir bir halka örülmüştü. Eski dostları bir bir yitip gidiyordu; ölmekte gecikenler ise ya açıktan ya da gizlice öldürülüyorlardı. Krupskaya’nın attığı her adım izleniyordu. Makaleleri ancak sansür kurulu ile yazar arasındaki bitmez tükenmez, tahammül edilemez, aşağılayıcı müzakerelerin ardından yayınlanıyordu. Yazılarında Stalin’i yüceltmek ya da GPU’yu pohpohlamak amacıyla yapılan düzeltmeleri sineye çekmek zorunda kalıyordu. Krupskaya’nın isteği hilafına, hattâ haberi bile olmadan bu türde bir sürü rezilce ekleme yapıldığı malumdur. Bu talihsiz ezilmiş kadın ne yapabilirdi, hangi yolu tutabilirdi? Tamamen yalıtılmış, kalbinde ağır bir taşın ağırlığı, ne yapacağını bilmez halde, hastalığın pençesinde külfetli yaşamını sürdürdü.

Görünüş itibariyle, Stalin kendisini tüm dünyanın gözünde tarihin en pis, en cani ve en nefret edilen şahsiyeti olarak damgalamayı şimdiden başarmış olan sansasyonel yargılamalara başvurma eğiliminden vazgeçmiştir. Gelgelelim yeni sanıkların Yagoda ve Beria’nın emrindeki Kremlin doktorlarının Krupskaya’nın ölümünü hızlandırmak için nasıl önlemler aldıklarını anlatacakları yeni bir yargılamanın sahnelenmesi hiç de olasılık dışı değildir.

Fakat hekimlerin yardımı olsun ya da olmasın, Stalin’in onun için yarattığı rejim kuşkusuz hayata erken veda etmesine yol açmıştır.

Nadejda Konstantinovna’yı bürokrasiyle bağlarını açıkça koparacak kadar kararlı olmadığı için suçlamak aklımızın ucundan bile geçmez. Ondan çok daha bağımsız siyasi dimağlar yalpalamış, tarihle saklambaç oynamaya çalışmış ve sonunda zail olmuştur. Krupskaya sorumluluk bilinci en üst düzeyde olan bir insandı. Kişisel olarak gayet cesurdu. Krupskaya’da eksik olan zihinsel cesaretti. Lenin’in sadık yoldaşı, kusur bulunamaz bir devrimci ve devrim tarihinin en trajik simalarından biri olan Krupskaya’ya içimiz acıyarak veda ediyoruz.

4 Mart 1939

İlk kez Nisan 1939’da New International’da yayınlandı.

Writings of Leon Trotsky 1938-39‘da (s. 102) yeniden basıldı.

Çeviri: Militan


Notlar

[1] Fransız Devrimi’nde siyasal gericiliğin Jakoben hükümetini devirerek iktidarı ele geçirdiği Temmuz 1794, devrimden sonra kabul edilen takvimde Thermidor ayına denk geliyordu.

[2] Sovyet Rusya’da ÇEKA’nın yerine kurulan siyasal polis aygıtı.