Devrim Kaçkınlarının Kâbusu: “Ortodoks” Marksizm

21.09.2012 | Harun YILMAZ

Özellikle de 1945’ten sonra sayısız akademisyen, siyasetçi ve araştırmacı Marksizmle ilgili “yeni” düşünceler ortaya attıkları kitaplar yayınlamaya başladı. Marksizmin düzeni değiştirme konusundaki potansiyelini gören ve haklı olarak bunun çekiciliğine kapılan birçok genç devrimci adayının önüne yalnızca inzibatî önlemlerle geçemeyeceğini gören burjuvazi, ideologları aracılığıyla piyasaya çeşitli “Marksizm” anlayışları sürmeye başladı. Bunların içinde Marksizmi “aşmış” ağır(başlı) sosyalist görüşler ya da Marksizmi çürüten liberal görüşler olduğu gibi, Marksizmi kitabından öğrenmeyi vaaz eden ve diğerlerinden farklıymış görüntüsü çizen bir eğilim de vardı. Hepsinin ortak yönü Marksizme yolu düşenlere bir “alternatif” sunuyor olmasıydı.

1.Bölüm

Özellikle de 1945’ten sonra sayısız akademisyen, siyasetçi ve araştırmacı Marksizmle ilgili “yeni” düşünceler ortaya attıkları kitaplar yayınlamaya başladı. Marksizmin düzeni değiştirme konusundaki potansiyelini gören ve haklı olarak bunun çekiciliğine kapılan birçok genç devrimci adayının önüne yalnızca inzibatî önlemlerle geçemeyeceğini gören burjuvazi, ideologları aracılığıyla piyasaya çeşitli “Marksizm” anlayışları sürmeye başladı. Bunların içinde Marksizmi “aşmış” ağır(başlı) sosyalist görüşler ya da Marksizmi çürüten liberal görüşler olduğu gibi, Marksizmi kitabından öğrenmeyi vaaz eden ve diğerlerinden farklıymış görüntüsü çizen bir eğilim de vardı. Hepsinin ortak yönü Marksizme yolu düşenlere bir “alternatif” sunuyor olmasıydı.

“Ortodoks” Marksizm Heyulası

Stalinist Karşıdevrim

2. Bölüm

Stalinizmin karşıdevrimci politikaları İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında diğer Avrupa ülkelerinde de sahnelendi. Bu durum Avrupa işçi sınıfında ve aydınlarda Marksizme karşı büyük bir soğukluk yarattı. Stalin savaştan hemen sonra ABD ve İngiltere’yle yaptığı bir dizi konferansta dünyayı nüfuz alanları temelinde paylaşmış, bu plan çerçevesinde Avrupa devriminin önü kesilmişti. Yunanistan’da faşizme karşı mücadele yürüten partizanlar Churchill’le yapılan anlaşma nedeniyle yalnız bırakılmış ve iktidar kralcıların eline geçmişti. Fransa’da ve İtalya’da çoğunluğu ve gücü elinde bulunduran “komünistler”, bıkıp usanmadıkları “Halk Cephesi” politikasının bir ürünü olarak burjuvaziyle birlikte koalisyon hükümetleri oluşturmuştu. İtalya’da “Komünist” Parti Mussolini’nin kumandanlarından Mareşal Bodaglio’nun kralın icazetiyle kuracağı hükümeti tanıyacağını açıklamış ve üstelik kurulan koalisyona ortak olmuştu.

Stalinizmin İhanetleri

‘68 Olayları: Yenilgilerle Güçlenenler

3. Bölüm

Marksizmin bu zamana kadarki tarihi aynı zamanda Marksizmin krize girdiği iddialarının tarihidir. Marksizmin krize girdiği, eskidiği, eskisi gibi(!) geçerliliğinin kalmadığı vs. iddiaları, devrimci bir eylem programı olarak Marksizmi benimseyen bir devrimcinin her dönemde karşılaştığı başlıca engellerden biridir. Her devrimci kuşak pek çoğu aynı olan, ama her seferinde farklı bir renge bürünen bu iddialara yanıt verme zorunluluğu duyar. Bu nedenle olsa gerek Troçki de 1939’da yazdığı konuyla ilişkili makalesine “Bir Kez Daha ‘Marksizmin Krizi’ Üzerine” adını vermiştir. Gerçekten de her dönem yeni isimler alsa da –o dönemde “Marksizmin krizi” revaçtayken, son birkaç kuşak ise “çağı yakalamak” gerektiği teraneleriyle büyümüştür– içerik ve saikler hep aynı kalmıştır.

Marksizmi Geriye Doğru Aşmak

Sonsöz Yerine: Marksizmin Güncelliği