Darbe Süreci Bir Eksen Kaymasının Başlangıcı mı?

26.07.2016 | Sinan KARASU
Tüm bunlar Türkiye’nin bir eksen kayması içinde olduğunu mu gösteriyor? Kritik soru şu: ABD ve genel olarak Batı emperyalizmi Tayyip’ten desteğini çekti mi çekmedi mi? Kokteyl darbeye ABD’nin verdiği aleni ya da zımni destekten hareketle Tayyip “bundan böyle Batı’dan bana ekmek çıkmayacak ve ben de yüzümü Rusya’ya, Şangay Beşlisi’ne çevirmeliyim” sonucu çıkardı mı çıkarmadı mı? Geride kalan on günün sonunda ilk izlenim Tayyip’in ABD-AB’den umudunu kestiği ve Avrasyacılığa meylettiği yönünde. Zaten ulusalcı ortaklarının düşleri hep bu çizgide olduğundan; Tayyip’in idam tartışmasını bugün bile sürdürüyor olması, NATO’dan çıkma ihtimalini dillendirmesi, Türkiye’nin uzun zamandır Körfez sermayesiyle iyi ilişkileri vb. gibi etkenler bir araya geldiğinde Türkiye’nin yüzünü artık “Doğu’ya” çevirecek olmasından bahsedilebilir. Her halükarda, şu an Rusya’yla ilişkiler birkaç ay önce düşünülemeyecek kadar iyi, daha doğrusu Tayyip’in tamamen biat etmesi sonucu sorunlardan temizlenmiş durumda.

Devamını Oku

15 Temmuz İslamcı Kokteyli: İki Darbe Tek Diktatörlük

19.07.2016 | Sinan KARASU
Tüm bunlar, darbenin ortak iş (“İslamcı kokteyli”) olduğunu gösteriyor. Erdoğan darbe gecesi ilk beyanında, “Bu hareket Allah’ın bize büyük lütfu. TSK içindeki hainleri temizleyeceğiz” diyerek kendini ele vermiş oldu. Ortada bir darbe var, bu darbenin iyi planlanmadığını söylemek yerine; Tayyip’in ağzından kaçırdığı gibi, mağdur rolüne yatıp baskıyı artırmak için Tayyip ve çevresi tarafından teşvik edildiğini ya da önünün açıldığını söylemek gerekir. Tayyip’in ciddi bir askerî darbeyle karşı karşıya kalmış bir mağdur rolüne yatabilmek adına, Gülenciler içindeki adamları aracılığıyla darbeyi yönlendirdiği anlaşılıyor. Gülenciler ve diğerleri darbe yapmaya giderken ikinci bir darbeyle karşılaşmıştır. Amaç belli ki muhalefeti de darbeye destek için sokağa çekip askerî üstünlüğe sahipken kıyım yapmak ya da akabinde “darbeye destek veren partiler” olarak gösterip kapatmaktı; fakat en azından bu kısımda aradığını bulamadı. Keza bir olasılık olarak IŞİD etkeninden de bahsedebiliriz.

Devamını Oku

Kölelik Yasasını Tanımayalım, Örgütlenelim!

11.05.2016 | Berna IRMAK
Özel istihdam büroları Avrupa’da son on yıldır yaşanan ve olumsuz sonuçları görülen bir gerçek. Ken Loach’un İşte Özgür Dünya filminde de özel istihdam bürolarının aslında köle pazarı anlamına geldiği çok güzel anlatılıyordu. Şimdi aynı film Türkiye işçi sınıfı için de çekilmeye çalışılıyor. Bir yandan bu yasayı çıkaran hükümet diğer yandan kamu spotları yoluyla yine Avrupa’nın son on yıldır gündeminde olan bir kavramı Türkiye’ye sokmaya çalışıyor: Güvenceli esneklik. Gece yarısı yayınlanan spotlarda esneklik bir tercih gibi gösterilirken, karşılığında güvence verildiği iddia ediliyor. Oysa hepimiz biliyoruz ki, kendi belirlediğin koşullarda çalışamadığın sürece, ki kapitalizmde bu imkânsızdır, esneklik güvencesizlikle eşanlamlı bir kelimedir.

Devamını Oku

Erdoğan Diktatörlüğüne Karşı Kitlesel 1 Mayıs’a!

28.04.2016 | MİLİTAN
Erdoğan’ın IŞİD ve diğer taşeronları eliyle, 5 Haziran’dan bugüne yaptığı katliamların yarattığı korku, kitleleri daha da fazla eve hapsetmiştir. Bu nedenle, bir süredir yinelediğimiz kitlesel 1 Mayıs çağrımız, her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Gezi’den bu yana evlerine çekilen kesimleri de en geniş katılımıyla 1 Mayıs’a çekmek zorundayız. Bu nedenle, zaten kitlelerin yeterince ilgi göstermediği Taksim çağrıları bu sene çok bir anlam ifade etmeyecekti. Böyle bir diktatörlük altında, yasal alanlardan sonuna kadar faydalanarak geniş kitleleri mücadeleye sevk etmek büyük önem taşımaktadır. İşçi sınıfının, Kürt halkının, kadınların, çocukların, Alevilerin, Ermenilerin, engellilerin, LGBTİ bireylerin ve diğer tüm ezilenlerin üzerindeki Erdoğan görünümlü sermaye diktatörlüğünü yok etmek için sokağa çıkmak, kendi gücümüzün bir kez daha farkına varmak; sömürgenlere, hırsızlara, katillere, tecavüzcülere, sübyancılara hesap sormak için 1 Mayıs’ta Bakırköy’e!

Devamını Oku

1 Mayıs Yazıları

28.04.2016 | Lev TROÇKİ
1 Mayıs gösterileri proletaryanın uluslararası ve ulusal durumundan bağımsız olarak her yıl belirli bir gün düzenlenmesi takvime bağlanmış geleneksel bir gösteridir. Fakat 1 Mayıs kutlamalarının tüm tarihine baktığımızda, hiçbir zaman işçi hareketinin gerçek seyrinin üzerine çıkamadığını, bilakis tamamen bu hareket tarafından belirlendiğini ve ona tabi olduğunu görüyoruz. 1 Mayıs barışçıl reformist çalışma yürüten partiler tarafından ilk baştan itibaren barışçıl eylemlere dönüştürülmüş ve böylece savaş öncesinde bütün devrimci niteliklerinden kopartılmıştı. Mektubun son satırlarında Muhalefet’in genel olarak işçi sınıfından, özel olarak da sınıfın öncüsünden asla ayrı duramayacağı –adeta bir ön kabul olarak– vurgulanmaktadır. Genel bir kural olarak söylersek, devrimciler hiçbir koşulda işçi sınıfının en mücadeleci kesiminden ayrı hareket edemezler.

Devamını Oku

Ensar Vakfı Rezaleti – İslamcı Sapıklardan Ülkeyi Temizleyelim!

28.03.2016 | Vedat AKIN

Ülke tam anlamıyla bir ahıra dönmüş durumda. Altı yaşındaki kız çocuklarıyla evlenme izni verenden Kuran kursunda tecavüze, çocuk pornocusu ilahiyatçı profesörden pedofil Kızılay başkanına, daha çok cahil nesil isteyen rektörden daha nicelerine… Bu kokuşmuş listeye, 9-10 yaşlarında 45 çocuğa Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’nde (KAİMDER) dinî eğitim senaryosu altında tecavüz de eklendi.

Devamını Oku

Çocuk Pornosu, Pedofili ve Bir İlahiyatçının Ahlâkı

30.12.2015 | Militanlarımızdan

Birçok ülkenin 2004 yılında imzaladığı Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi’ni, Türkiye tam 6 yıl sonra, basında çıkan “17 aylık bebeğe tecavüz” haberlerinin baskısına dayanamayarak, 2010 yılında imzaladı. Yani bundan beş yıl önce bilgisayarına çocuk pornosu indiren kişiler FBI tarafından tespit edilemiyordu. Bu durum iktidarın konuya yönelik tutumunu gözler önüne seriyor. Ceza sisteminde dikkati çeken önemli bir nokta var. Çocuk pornosu çeken ve yayımlayan kişilere 16 yıla kadar hapis cezası verilirken, izleyen ya da temin eden kişilerin aldıkları ceza 2 ila 5 yıla kadar hapis! Bu insanlık dışı görüntüleri izleyen kişilerin işlediği suç neden daha az olsun?

Devamını Oku

İktidarınız da Paralarınız da Başkanlığınız da Yerin Dibine Batsın!

16.03.2016 | Güven YALÇIN

Erdoğan kesinlikle –ham bir hayal olan seçimlerle değil!– anladığı dille iktidardan indirilmelidir. Bunun öznesi bu ülkenin işçi-emekçileri olamayacaksa bizi çok daha kötü günlerin beklediği unutulmamalıdır. Destina Peri Parlak’ın yakınının “iktidarınız da paralarınız da başkanlığınız da yerin dibine batsın!” diyen sesine milyonlarla ses olmanın, hastane önünde oğlunu ararken “oğluma bir şey olduysa yakarım bu memleketi. Bilal oğlanları çıkıp kara paralarıyla, bilmem neleriyle gezemeyecekler” diyen ananın cesaretini kuşanmanın vaktidir!

Devamını Oku

Ankara Patlamasının Ardından

26.02.2016 | Güven YALÇIN
Bu patlamalar hangi sınıfın veya o sınıfı oluşturan toplumsal grubun yararınadır? Örneğin neden bu ve bunun gibi patlamalarda yönetici kesimden, “ağır top”lardan birine bile bir şey olmuyor? Kürt illerinde aylardır süren sokağa çıkma yasakları, onlarca insanın yakılarak ya da sorgusuz sualsiz infaz edilmesi gerçeği karşısında neden TAK’ın şahinleri, bir tane olsun üst düzey AKP’liye konmuyor?! Kürt illerindeki vahşet görüntülerini ayakta alkışlayan bir sürü alçak her gün televizyona çıkıp Kürt halkına nefretini kusuyor. Neden bu katiller sürüsünden birinin bile burnu kanamadı? Hele ki TAK adına konuşanlar “PKK’den kesinlikle bağımsızız, yumuşaklıkları nedeniyle onlara eleştirimiz var, biz intikam temelinde bir fedai örgütüyüz” yollu açıklamalar yaparken? Hangi ülke tarihinde bu kadar çok bomba patlatıldı da, iktidardaki elitlerden bir kişi olsun ölmedi?

Devamını Oku

Amedspor: Futbol Sadece Futbol Değildir!

26.02.2016 | Taylan YÜCEL

Amedspor, Türkiye kupasına katılmaya hak kazanmasıyla birlikte, sürpriz başarılar elde etti. Başarıları arttıkça sistemli bir şekilde hedef gösterildi ve ırkçı dalganın saldırılarını göğüslemek zorunda bırakıldı. 2016 Türkiye Kupası’nda Amedspor’un sürpriz zaferleri, devletin Kürt halkına uyguladığı sömürgeci politikaların yansımalarını tribünlere taşıdı.

Devamını Oku

BROŞÜRLERİMİZ Broşürlerimizin PDF versiyonlarını buradan indirebilirsiniz.