Beşiktaş Patlaması: Hayalet TAK mı, Devletin Dirilen Çeteleri mi?

12.12.2016 | Sinan KARASU
TAK diye bağımsız bir örgüt yoktur! Olsa olsa devletin maşası olan, devletin içindeki hiziplerden birinin ya da birkaçının emrinde bulunan bir TAK vardır. Türkiye’de görünüşte her şey Erdoğan’ın kontrolündedir. Gerçekteyse durum farklıdır. Kadim bir yönetim ilkesi Türkiye’de de iş başındadır: Devlet “tek adam”laştıkça, devletin içindeki hiziplerin, daha doğru bir tabirle çetelerin sayısı ve gücü artar. Bu güç örtülü olduğundan ilk başta göze çarpmayabilir. Tek parti ya da tek adam diktatörlüğü esasen bir oksimorondur, yani terimlerde çelişkidir. Bir devlet, özellikle de ekonomik temeli zayıf devlet, diktatörleştikçe bölünür. Dışında tahammül edemediği siyasi muhalefeti çetelerin şahsında içeri buyur eder, kendi bünyesinde toplar. İktidar savaşını her şeye “evet efendim” diyen bu çeteler içeride sürdürürler.

Devamını Oku

6 Milyonu Tutukladılar

05.11.2016 | Vedat AKIN
4 Kasım itibariyle ülkenin %11’lik bir kesimi, yani yaklaşık 6 milyon kişi, siyasi bir cinayete kurban gitmiş durumdadır. Bu siyasi soykırımın altında elbette Erdoğan diktatörlüğü kalacaktır. İç savaş artık kapıdadır. İslam Devleti (IŞİD) iç savaşın neferi olacağına dair bir açıklama yapmışken bu olasılık daha da artmış oldu. Bu cephede sadece Erdoğan ve İslam Devleti yok; MHP-Sözcü-Doğu Perinçek-Metin Feyzioğlu vb. cabası. Peki, diğer cephe ne olacak? Bugün esas soru budur. Bizim niyetlerimizden bağımsız olarak bir iç savaşa gidiyoruz. Bunu biz seçmedik, bugün böyle bir savaşı istemiyoruz da; ama gerçek budur ve gerçekle soğukkanlı bir şekilde yüzleşmek zorundayız.

Devamını Oku

Halkların Barış Kültürüyle Halkların Barışı İçin!

22.09.2015 | Militanlarımızdan

Savaş çığırtkanlarının böğüre böğüre yürüdüğü caddeler, meydanlar bize, halklara barış çağrısı yapanlara dar edilmeye çalışılıyor. Bu hezeyanı besleyip büyütmekten hiçbir zaman kaçınmayacakları aşikâr. Ne var ki, biz de en az sınıf düşmanımız kadar inatçıyız! Kapitalizme ve onun mevcut aşaması olan emperyalizme karşı sınıf savaşımızı her alanda yükseltmeye kararlıyız ve kararlı olduğumuz ölçüde birikimli ve cesur olmak bizim görevimiz. Bu sınıf kültürümüzün, düşmanımıza oldukça endişe verdiğinin farkındayız. Pes etmedikleri takdirde doğayı işleyen, dünya pazarına ürünler üreten ve kendi ürettiğini kendisinin elde edememesinin psikolojik çöküntüsüyle her toplumsal alanda çürümeye mahkûm edilmiş sınıfın, işçi sınıfının mücadelesinin verdiği haklılıkla sizi altın klozetlerinizde boğacağız! Tüm engellemelere rağmen “yoksulların çocukları ölmesin” sloganımızla alanları inleteceğiz! Biz değil paraları sıfırlayamayan, kendilerine yeni gemiler alan hırsızlar ölsün!

Devamını Oku

Hani Kirli Pazarlık Değildi?

01.04.2015 | Güven YALÇIN
AKP’nin yere göğe sığdırmadığı “çözüm süreci”, Demirtaş’ın yalnızca ve yalnızca bir cümlesiyle tam ortasından çatırdamaya başladı: Seni başkan yaptırmayacağız! PKK önderliği tam da elinin en güçlü olduğu dönemde, Tayyip’i rahat rahat köşeye sıkıştırabilecekken, sanki muhtaç olan kendisiymiş gibi hareket etti. Şimdi Tayyip Suriye’den elinin boş döneceğini anladı ve Kürt barışına göstermelik olarak bile ihtiyacı kalmadı, artık kara kara bu kördüğümden nasıl kurtulacağını düşünüyor. PKK’nin eliyse –uluslararası konjonktürden ötürü güçlü olmakla beraber– artık eskisi kadar güçlü değil. Bu durumda şu soru sormak zorundayız: Kürt hareketinin tabanı, önderliğinin yaptığı yanlışın hesabını soracak mı? Yarın, tesadüf bu ya, metropollerin birinde patlayacak bombalar (hani MİT başkanının Süleyman Şah Türbesi’ne attıracağı türden bombalar!) ve sadece AKP’nin işine yarayacak “şehit haberleri” (istismarları) geldiğinde HDP’nin zar zor kazandığı desteği kaybetmesi şaşırtıcı olmayacaktır.

Devamını Oku

Bursa’da Newroz’daydık

01.04.2015 | Militanlarımızdan

Bursa’da bugün binlerce insan kardeşlik ve barış sloganlarıyla bir araya geldi. Kimi Nevruz’u kimi Newroz’u kutladı, fakat hep beraber barışın ve özgürlüğün ateşi yakıldı. Artık dünyanın birçok yerinde kutlanan Newroz’un Kürtler için önemi başkadır. Kürtlerin Kürt olarak özgürce, insanca yaşama hakkını gasp etmeyi bırakmalı devlet. Bölücülük umacılığı ideolojik bir saldırıdır. Bunun ortadan kaldırılması için tüm seferberlikler yapılmalı. Bu seneki Newroz silahsızlığın, barışın, özgürlüğün, birlik ve beraberliğin, militanca bir yaşamın önemini vurguladı. Tüm dünyanın Newroz bayramını kutluyorum.

Devamını Oku

HDP’nin Yükselişi

24.03.2015 | Harun YILMAZ
Demirtaş tam da yapması gereken konuşmayı yapmıştır. Konuşmayı beğenmeyenler HDP ağzıyla kuş da tutsa itibar etmeyecek olanlardır. HDP bu hamleyle kendisine oy vermeyi ciddi ciddi düşünen ama çekinceleri olan önemli bir kesimin güvenini kazanmıştır. Kritik soru Kürt hareketinin bundan sonra ne yapacağıdır. Bu söylemi daha da sola kaymanın bir başlangıcı olarak mı, yoksa yeter şart olarak mı görecek? Sadece işçi sınıfı değil, tüm ezilenlerden yana bir ekonomik ve toplumsal dönüşüm programı ortaya koyacak mı koymayacak mı? Türkiye’de gerçek bir solun yaratılmasında kritik soru budur. Aksi takdirde, Demirtaş söyleminin arkasında dursa da bizleri güzel günler beklemiyor.

Devamını Oku

“Çözüm Süreci”nde Yeni Dönemeç

01.03.2015 | Vedat AKIN
Ulusların kaderlerini kendilerinin tayin hakkını savunmak bir devrimci Marksist için aslî ilkelerden biridir. Bundan kesinlikle taviz verilemez. Fakat bu durum, süreçle ilgili eleştiriler ve hatırlatmalar yapılamayacağı anlamına gelmez. Kürtler kaderlerini kendileri tayin edeceklerdir, ister masada ister başka yerde. Müzakere etmek en doğal haklarıdır, köşeye sıkışmış bir hükümetten kendileri adına kazanımlar koparmak da haklarıdır, fakat AKP’yle demokrasi geleceğine dair yanılsama uyandırmaları kabul edilemez. Zaten Tayyip’in hemen akşamında yaptığı açıklamalar sürece dair yanılsamaları olanlara şifa niyetindedir. Ülke demokratikleşmiyor ve AKP’yle demokratikleşmeyecek de!

Devamını Oku

HDP’nin Seçimlere Parti Olarak Girmesi ve Tartışmalar

20.01.2015 | Harun YILMAZ
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’ye gelen oyların önemli bir kısmının geri gitme tehlikesi var. HDP neticede CHP solculuğu ile HDP solculuğu arasında kararsız olan kitleden oy almak istiyor. Hem baraj tehdidinin olması hem de bu kesimlerin karşısına son seçimlerde olduğu gibi “sazıyla sözüyle sempatik” Demirtaş’ın değil, “terörist” olduğu zihinlere nakşedilmiş “PEKAKA”nın da dikilecek olması muhtemelen seçmeni “akılcı” davranmaya itecektir. Ne yazık ki oyun boşa gitmemesi denen bir burjuva illeti var ve bu kesimin HDP’ye oy vermemesi çok daha yüksek ihtimal. HDP kendisine oy devşireceği somut bir kesimi işaret etmeden sadece “barajı geçeceğiz” demekle bu yüzden yanlış yapıyor, tabii gerçekten başka bir planı yoksa.

Devamını Oku

Müzakere Süreci ve Güncel Durum

08.09.2014 | Harun YILMAZ
Müzakere sürecini ülkenin kendi çapında en akıllı iki kişisi yürütüyor: Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan. İkisi de ne derece akıllı olduklarını son yıllardaki siyasi performanslarıyla kanıtladılar. İkisi de kendilerinde olmayan bir şeyleri onlardan çıkartmak için kendilerine yanaşan kesimleri, deyim yerindeyse, suya götürüp susuz getirerek bunu gösterdiler. İki taraf da nihayet şu ülkenin sınırları içinde kendisi gibi akıllı birini bulmuş olmaktan ötürü memnun mudur bilinmez ama şurası çok net: Birbirlerine ihtiyaç duyduklarını hissettikleri oranda bu pazarlık devam edecek, ama biri düştüğünde (yani “ölü yatırım” haline geldiğinde) herkesten önce ilk vuran öteki olacak!

Devamını Oku

Gezi Direnişi ve Kürt Hareketi

07.08.2013 | Deniz KÖKSAL
Gezi Direnişi’nde yüzbinlerce insan demokratik taleplerle sokaklara dökülmüştü. Kürt hareketinden aktif ve kitlesel katılımla Gezi’de önemli bir çoğunluğu HDK çatısı altında birleştirmek mümkündü. Kürtlerin direniş kültürü, siyasi tecrübesi ve en önemlisi, örgütlülüğü var. Dahası hiçbir şey olmasa, sayısal üstünlük sağlıyor. Herkes biliyor ki, Gezi Direnişi’nin tepe noktasında Diyarbakır’dan TOMA’lar gelmemiş olsaydı, her şey çok farklı olurdu. Demirtaş açıklamalarını istediği kadar tevil etmeye çalışsın, Kürt hareketinin Gezi’deki tavrı ortadadır. Bu yanlışta diretmek kimseye yarar sağlamayacağı gibi, yaklaşan belediye seçimleri öncesi daha da vahim bir yanlıştır. “Sol oyları bölmeyelim” tellallarının şimdiden CHP borazancılığına başladığı seçim sathı mailine girilmişken, Gezi ile darbeyi aynı cümle içinde kullanan bir hareketin; Gezi Direnişi sürecinde bir şeylerin farkına varmaya başlamış olan yüzbinlerce insanı tam da bu şekilde darbeci-statükocuların kollarına ittiğini görmesi zor olmasa gerek.

Devamını Oku

BROŞÜRLERİMİZ Broşürlerimizin PDF versiyonlarını buradan indirebilirsiniz.