Mülteci Pazarlığında Yeni Bir Aşama

28.03.2016 | Militanlarımızdan
Brüksel’de gerçekleşen AB-Türkiye Zirvesi’nde konu yine mülteci pazarlığıydı. Daha önce de yapılan AB-Türkiye görüşmesinde sığınmacıların AB’ye girmesini engellemeye karşılık, Türkiye’ye 3 milyar euroyla AB üyeliği, vizesiz seyahat, müzakereleri hızlandırma sözü verilmişti. Yıllarca “demokrasi, insan hakları ve özgürlükler diyarı” olarak pazarlanan AB emperyalizmi, artık devletler düzeyinde insan tacirliği ihalesi yapmaktadır.

Devamını Oku

Kadının Yeni “Vatani Görevi”: Çocuk Doğurmak

26.02.2016 | Militanlarımızdan
İçeride ve dışarıda savaş politikalarına hız kesmeden devam eden AKP hükümeti, kadınlardan savaşlarda kendi sarayının çıkarları için ölecek çocuklar doğurmasını istemektedir. Kadını ötekileştirirken, iş hayatından kopartarak eve hapsetmekte ve sadece sarayın savaşı için ölecek askerler ile sermaye sınıfı için ucuz işçi yetiştirmesini istemektedir. Kadına vatani görev olarak sunulan budur.

Devamını Oku

Dünya Siyasetindeki Sağa Kayma ve Bize Düşen Görevler

16.02.2016 | Militanlarımızdan

Dünya var olduğundan beri büyük bir mücadele sürüyor: İnsanlar hayatta kalabilmek, varlıklarını kanıtlayabilmek, özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına kavuşabilmek için mücadele ediyor. Dünya döndükçe diyalektik kendini var edecek, bizlere de sınıf mücadelesi yürütmekten başka bir seçenek kalmıyor… Sonuna kadar, yılmadan mücadele etmek yaşam biçimimiz olmalı. Bugün rahatlığını yaşadığımız belli kazanımlar bizden önce yürütülen kazanımların meyvesi. Bu dönemde kazanacaklarımız ileride kim bilir nelere gebe olacak?

Devamını Oku

Suriye Üzerine

17.01.2016 | Militanlarımızdan

2010’un sonlarına doğru başlayan “Arap Baharı” Fas’tan Irak’a, Suudi Arabistan’dan Cibuti’ye kadar tüm Arap coğrafyasına yayılmış ve son derece ciddi sonuçlara yol açmıştı. Libya’da Kaddafi, Mısır’da Mübarek yönetimi gibi uzun yıllardır süren diktatörlükler yıkılmış, bazı ülkelerde hükümetler devrilmiş, Suriye’de ise bir iç savaş patlak vermişti. Beş yıla yaklaşan Suriye İç Savaşı hâlâ devam ederken 200 bin insan hayatını kaybetmiş, yaklaşık 10 milyon Suriyeli ise ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu metinde Suriye konusunda üretilen hatalı siyasi görüşlere genel olarak bakacağız.

Devamını Oku

Çocuk Pornosu, Pedofili ve Bir İlahiyatçının Ahlâkı

30.12.2015 | Militanlarımızdan

Birçok ülkenin 2004 yılında imzaladığı Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi’ni, Türkiye tam 6 yıl sonra, basında çıkan “17 aylık bebeğe tecavüz” haberlerinin baskısına dayanamayarak, 2010 yılında imzaladı. Yani bundan beş yıl önce bilgisayarına çocuk pornosu indiren kişiler FBI tarafından tespit edilemiyordu. Bu durum iktidarın konuya yönelik tutumunu gözler önüne seriyor. Ceza sisteminde dikkati çeken önemli bir nokta var. Çocuk pornosu çeken ve yayımlayan kişilere 16 yıla kadar hapis cezası verilirken, izleyen ya da temin eden kişilerin aldıkları ceza 2 ila 5 yıla kadar hapis! Bu insanlık dışı görüntüleri izleyen kişilerin işlediği suç neden daha az olsun?

Devamını Oku

İşçi Atölyesi 1

22.12.2015 | Militanlarımızdan
Şu anda grev ve direnişlerin yoğun olduğu bir dönemde değiliz. AKP iktidarını perçinlediği için genel bir umutsuzluk havasının hâkim olduğu zamanlardayız. Fakat sınıf tarihimizden aldığımız dersle, umutsuz olmaya hakkımız yok. 1848 Fransız ayaklanmalarında katledilen işçi sınıfı 1871’de Paris Komünü’nü kurabilmiştir. 1905 Rusya’sında yenilen işçi sınıfı 1917’de iktidarı ele geçirmiştir. Bizim yaşadığımız topraklarda büyük bir dinginlikten Gezi Parkı patlak vermiştir. Mücadelemiz uzun sürelidir, bugünden yarına sonuç almayı beklemek hata olur. Yılgınlığa kapılmaksızın sınıf bilincini yaymak sorumluluğuyla yarına hazırlanmak temel görevimiz olmalıdır.

Devamını Oku

Asgari Ücret 1.300 Lira Olursa Bana Ne Olur?

22.12.2015 | Militanlarımızdan
Merhaba arkadaşlar. Ben İstanbul’da bir fabrikada 1.600 lira maaşla çalışan bir işçiyim. Asgari ücret tartışmalarının yaşandığı şu günlerde aklıma takılan birkaç soruyu sizlerle paylaşmak istedim, zira benim aklım biraz karıştı. Öncelikle en önemli gördüğüm soruyu sıranın başına alarak soruları sıralayalım. 1) Asgari ücret 1.300 lira olursa benim maaşım ne olur? Yani asgari ücretin üzerinde maaş alan bizlerin maaşları ne olur? 2) Asgari ücretin artması benim alacağım ürünlerin fiyatını arttırır mı? Yani her şey ateş pahası olur mu? 3) Peki beni işten çıkarırlar mı? Patron örgütleri bu tip önlemlerden bahsediyorlar zira. 4) Asgari ücret tartışması ne zaman çıktı? Asgari ücret 1.300 lira olur mu?

Devamını Oku

1 Kasım Seçimlerine Dair

13.11.2015 | Militanlarımızdan
Bir kez daha ve her defasında bıkmadan söylemek gerekir ki; seçimle gitmeyecekler. Tam da bu yüzden bıkmadan, yılmadan; umudumuzu, inancımızı yitirmeden mücadeleye devam etmek zorundayız. Her gün dışarıda binlerce mutsuz insan görmemek; bir canımızı daha kaybetmemek; iş, aş, gelecek kaygısı yaşayan insanlar görmemek; insanca yaşayabilmek için mücadele etmek zorundayız. Bizler için tek gerçek: İnadına barış demekten vazgeçmeyeceğiz ve sınıfsız, sınırsız, sömürüsüz bir dünya için mücadele edeceğiz!

Devamını Oku

“Sol” Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı: Notlar ve Yorumlar

29.10.2015 | Militanlarımızdan
Lenin’in “Sol” Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı adlı eseri Nisan-Mayıs 1920’de yazılmış olup ilk olarak Haziran 1920’de bir broşür halinde yayınlanmıştır. Bolşeviklerin deneyimlerinden yola çıkarak devrimci parti ve örgütlenme konularına eğilen en önemli teorik metinlerden biridir. Devrime ulaşacak bir kitle hareketi yaratmak oldukça çetin bir iştir. Sadece sol ajitasyonla ve propagandayla bunu yapmak mümkün olmadığı gibi kitlelerden uzak bir devrimci parti veya örgüt de mümkün değildir. Kitlelerin kendi başlarına devrimci örgütlere katılacaklarını ve devrimci mücadeleye soyunacaklarını beklemek kabul edilemez. Kitlelerin arasına karışmalı ve onlarla güçlü bağlar kurulmalıdır. Sıkı bir örgüt disiplini ve programa sahip parti-örgüt, arasına karıştığı kitlelere doğrularını sabırla anlattıkça kendi güçlü kadrosunu yaratabilir.

Devamını Oku

Barış Güvercini

20.10.2015 | Militanlarımızdan

“Oyy Dijo adın gibi aktın Dicleeee…” diyordu ablası cenazesinin başında. Cenazesi rengârenk çiçeklerle dolu, cıvıl cıvıldı. Dicle’nin tabutu nasıl olur deseler en fazla bu kadar güzel bir tabut tahayyül edilebilirdi. “Ne kadar da güzel tabutu olan bir gadın arkağaş:)” derdi Dicle olsa. Her zaman taktığı yazmasını cenazeye serdiler. Herkes Dicle’yi o yazmayla hayal ettiğinden olsa gerek bir ağlama seli daha da gürleyerek başladı. Sevenleri olarak kıyamıyorduk tabutun üzerindeki o yürek burkan güzellikteki resmine bakmaya. Bir yandan ağlamak, çığlık atıp kaybolmak isterken dünyadan; bir yandan dik dur, güçlü ol, eğme başını! Ağabeyi bir kere başını eğmedi. Dimdik durdu katliama, karanlıkların efendisine karşı. Dicle’nin bayrağı yerde değil. Yoldaşları olarak teslim aldık. O bayrağı devrim günü dikeceğiz sarayın kapısına! Seni ve diğerlerini öldürenlerin üzerine yıkacağız saraylarını!

Devamını Oku

BROŞÜRLERİMİZ Broşürlerimizin PDF versiyonlarını buradan indirebilirsiniz.