Kadına Şiddet ve “Uygunluk”

22.09.2016 | Militanlarımızdan
Bıkmadan, usanmadan zikredeceğiz adını: Özgecan! Minibüse tek başına binmişti Özgecan. “Binmeseydi“. Dahası var! Minibüse “o saatte“ binmişti Özgecan. “O saatte orada ne işi vardı?“ Belki de erkek arkadaşıydı buluştuğu kişi. “O zaman müstahaktı.“ Bir buçuk sene sonrası. Bir hemşire. Toplu taşıma aracına biniyor. Toplu taşıma aracındaki orta yaşlı bir erkek tarafından “etek tahrik ettiği için“ tekmeleniyor. Siyasal İslamcıların istedikleri algıyı çoktan yarattıklarının kanıtı olan bu olayla birlikte toplu taşıma aracında “tek başına“ olan ve öldürülen Özgecan’dan sonra, “kalabalık“ bir toplu taşıma aracında şiddet gören Ayşegül Terzi, kâtil devletin erkek egemen toplumuna, “farklılıklara” şiddet uygulamayı meşru kıldığının somut örneği oluyor.

Devamını Oku

Apolitik Bilim Yapmanın Dayanılmaz Hafifliği

31.05.2016 | Militanlarımızdan

Başkent Paris dâhil, pek çok büyük kent için eylem çağrıları yapılıyor. Ülke genelinde geniş katılımlı protesto eylemleri düzenleniyor. Sonra eve gidiyoruz. Seminer geç başladığı için tahmin edilen süreden geç bitmiş. Ailemizle yaşıyoruz mesela, o yüzden geç döndüğümüz için merak ediliyoruz. Güvenli olmayan yollardan yürüye yürüye eve gidiyoruz. Belki de minibüse biniyoruz, ama o saatte minibüse bindiğimiz her akşam, aklımıza “O saatte minibüste ne işi varmış?“ denilerek tecavüz edilip katledilen Özgecan Aslan geliyor ve korkuyoruz. Bu düşüncelerle eve gidiyoruz. Babamız şiddet uyguluyor. İster sözlü ister alenen kaba kuvvetle. Yıkılıyorsunuz. Seminer güzel geçmiş olabilir evet, ama seminerden çıkıp odanıza girene kadar şahit olduklarınız başınızı yastığa koyduğunuz an öyle bir tepenize üşüşüyor ki soruyorsunuz: “Politika ile uğraşmamalıysam politika neden bu kadar benimle uğraşıyor?“ ve devam ediyorsunuz: “Aziz Sancar hangi düzende, hangi gezegende yaşıyor?”

Devamını Oku

Dokunulmazlık Tiyatrosu

11.05.2016 | Militanlarımızdan

7 Haziran seçim yenilgisinden sonra, Kürt halkına karşı başlattığı sömürgeci savaşa ara vermeyen Erdoğan diktatörlüğü, yeni hedef olarak, Kürt halkının büyük mücadeleler ve bedeller ödeyerek kazandığı parlamenter temsiliyet hakkına karşı saldırı başlattı. HDP’li vekilleri parlamento dışı bırakma çalışması, tüm toplumsal muhalefeti etkisiz hale getirme girişimidir. Erdoğan diktatörlüğünün güçlenmesini, tek tartışılmaz otorite haline gelmesini sağlar.

Devamını Oku

Sarı Sendikacılıkta Çığır Açan Uygulama

11.05.2016 | Militanlarımızdan
Şeker-İş sendikası 25 kamu şeker fabrikasının bulunduğu, tüm il ve ilçelerde 1 ay boyunca 2 saat ücretsiz mesai eylemi yapacağını açıkladı. Büyük bir marifetmiş gibi utanmadan bu kararı, basın açıklaması ile duyurdu. Bu eylemi yapma gerekçesi olarak; farkındalık yaratmak, seslerini geniş kitlelere duyurmak olarak belirttiler. İşçileri 1 ay boyunca ücretsiz fazla mesai yaptırarak farkındalık yaratacağını, seslerini geniş kitlelere duyuracağını savunmak, her şeyden önce işçilerle dalga geçmektir. Bu anlayış kraldan çok kralcı olma anlayışıdır. Saray dalkavukluğunun hızla yayıldığı bu günlerde, Şeker-İş bürokrasisi sendikalar alanında dalkavukluk yarışını açık farkla kazanmıştır.

Devamını Oku

1 Mayıs Coşkusuyla Meydanlara!

28.04.2016 | Militanlarımızdan

1 Mayıs sadece fabrikadaki işçinin değil aynı zamanda tarlada mahsulü yanmış köylünün, hayvanlarına yem alamayan, ektiği buğdayı veya patatesi yok pahasına satıp üzerine polisten tokat yiyen çiftçinin de isyanını haykırma günüdür. Ben alanlarda ezilen işçi arkadaşlarımın yanında olacağım, eğer senin içinde de birazcık haksızlığa uğramışlık duygusu varsa seni de 1 Mayıs alanına bekliyorum.

Devamını Oku

1 Mayıs: Mücadele Günü

28.04.2016 | Militanlarımızdan

İçinden geçtiğimiz günler hem biz işçilerin haklarına doğrudan saldırıların arttığı hem de toplumsal hayat içerisinde egemen görüşün yandaşı olmayanların her geçen gün daha fazla dışlandığı günler. Tam da bu yüzden 1 Mayıs’ı bir milat yapmak ve yalnız olmadığımızı, birarada ne kadar güçlü olduğumuzu göstermek için alanlarda buluşmaktan başka çaremiz yok.

Devamını Oku

Ensar Vakfı Savunması ve Çürüyen Diktatörlük

12.04.2016 | Militanlarımızdan

Gezi döneminde, “Gezi Parkı’nda fuhuş yapılıyor” diyen vakfın tüm pislikleri dökülmeye başladı. Bu pislikleri yaratan, geliştiren iktidar kendi çocuklarını sahiplenme pişkinliğini göstermekten çekinmiyor bile. Emine Erdoğan Ankara’da yapılan “Tarihimizde İz Bırakan Valide Sultanlar” isimli etkinlikteki konuşmasında, haremi kadınlar için okul olarak tanımladı ve kadınların kendine örnek alacağı bir yer olarak gösterdi. Erdoğan rejimi için kadınlar erkeğin kölesi olması gereken varlıklardır.

Devamını Oku

Taşeronda Kadro Yalanı

12.04.2016 | Militanlarımızdan
Özel sözleşmeli personel olarak sunulan yeni statü, taşeronun kamudaki yeni isminden başka bir şey değildir, çünkü özel sözleşmeli personel 3 yılda bir sözleşme yapacaktır. Yani, kalıcı bir iş güvencesi yoktur. Belirtilen maddelerden “12 ay boyunca görev yapıyor olması”, taşeron işçilerin kadroya alınmasını daha baştan engelleyen bir durumdur, çünkü kamuda taşeron firmalar işçilere 10-11 aylık sözleşme imzalatır. Kıdem tazminatı vb. yasal hakları işçilerin kazanmasını engellemek için 12 aylık süreyi dondurmasına izin vermez. Bir diğer madde olan “devlet memuru olmanın getirdiği güvenlik araştırmalarında sorun yaşanmaması” maddesinin açıklaması şudur: Hükümete muhalif biriysen, eğer oyunu AKP’ye vermediysen sana iş de kadro da yok! Taşerona kadro yalanı, asgari ücrete zam aldatmacasından farksızdır.

Devamını Oku

Çocuk Pornosu, Pedofili ve Bir İlahiyatçının Ahlâkı

30.12.2015 | Militanlarımızdan

Birçok ülkenin 2004 yılında imzaladığı Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi’ni, Türkiye tam 6 yıl sonra, basında çıkan “17 aylık bebeğe tecavüz” haberlerinin baskısına dayanamayarak, 2010 yılında imzaladı. Yani bundan beş yıl önce bilgisayarına çocuk pornosu indiren kişiler FBI tarafından tespit edilemiyordu. Bu durum iktidarın konuya yönelik tutumunu gözler önüne seriyor. Ceza sisteminde dikkati çeken önemli bir nokta var. Çocuk pornosu çeken ve yayımlayan kişilere 16 yıla kadar hapis cezası verilirken, izleyen ya da temin eden kişilerin aldıkları ceza 2 ila 5 yıla kadar hapis! Bu insanlık dışı görüntüleri izleyen kişilerin işlediği suç neden daha az olsun?

Devamını Oku

Akademisyenler Tekrar Sarayın Hedef Tahtasında

28.03.2016 | Militanlarımızdan
Barış İçin Akademisyenler Girişimi’nin 1128 akademisyenin imzasıyla yayınlanan “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisinin ardından Erdoğan ve onun savaş propagandası birimine dönüşmüş medyası, tüm gücüyle onları hedef tahtası yaptı. Tek talepleri barış olan akademisyenler, gözaltı, tutuklama ve işten atılma gibi saldırılara maruz kaldılar. Devlet üniversitelerinde 9 akademisyen işten çıkarıldı, 5′i istifa etti, toplam 464 soruşturma, 27 uzaklaştırma gerçekleşti. Vakıf üniversitelerinde ise 21 akademisyenin işine son verildi.

Devamını Oku

BROŞÜRLERİMİZ Broşürlerimizin PDF versiyonlarını buradan indirebilirsiniz.